19 Ekim 2009 Pazartesi

azar coşar deli gönül bu gözler ah neler görür..



Bugün eve gelirken benimle birlikte otobüs ve minibüs duraklarına doğru yürüyen insanlara baktım. Onları izlemeye başladığımda durduğumu hissettim. O kadar aynıydık ki göreceli olarak baktığımda hareket etmiyordum. Hepimiz aynı hızda, aynı büyük adımlarla, aynı odağa kitlenmiş olarak hareket ediyorduk. Bağıl hız denen şey işte, durduğumu sandım.


Aslında herkes kendini biricik sanıyor. Gerçekten de biricik tabii. Ama pek çok açıdan da aynıyız. Sabah serviste giderken yoldaki arabalara baktığımda da bunu düşünüyorum, akşam eve dönerken etrafıma bakındığımda da. Benzer hayatları farklı koşullarda yaşayan insanlarız biz. Bu şehirde veya dünyanın öbür ucunda. Hiç farketmez. Biyolojik ortaklığımız bizi birleştiriyor. Aynılaştırıyor.


Kimi insan ise kendini ayrı sanıyor. Ben onlar gibi düzenli bir hayat sürmüyorum diyor misal. Oysa ki düzensizliğinde bile bir düzen olduğunun farkına varamayacak kadar kör.
Benim aklıma gelen bir düşünce kim bilir kaç milyon insanın daha aklından geçti şimdiye kadar. Benim küçük hesaplarımı kimler yapmadı ki daha önce. Ve sonrasında da yapacak elbet. Dönüp dolaşıp aynı şeyleri mi yaşıyoruz biz? Daha önce yaşanmış bir hayat mı bu benimkisi acaba? Yoksa sıfır kilometre ve ilk yaşayan ben miyim bunu? Arabanın ikinci eli düşüncesine bile yeni yeni ikna olmuşken hayatımın ikinci el olduğu düşüncesine ne kadar olumlu bir tepki verebilirim inanın bilmiyorum. Öğrenmek de istemiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder